EĞİTİM ÜZERİNE
Songül DÜNDAR
Araştırmacı/Şair/Yazar
[email protected]
EĞİTİM ÜZERİNE
İlk emir, “oku!”
Bilgiyle dirilen ölmez.
Eğitim, farklılıkların farkıdır.
Eğitim, kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.
Bilginin efendisi olmak için, eğitimin uşağı olmak gerekir.
Gençken bilgi ağacını dikelim ki; yaşlandığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun.
Yanlışın bilinmesi için doğruyu öğrenmek gerekir.
Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi. Bilmez ki sorsun bilse sorardı.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
Bunlar; eğitimle ilgili ilk akla gelen veciz sözler ve atasözleridir. Eğitimin ve dolayısıyla bilginin önemini bu tür özlü sözlerle vurgulamanın yanı sıra, altını doldurmak gerekirse;
Devletin, toplumun ve bireylerin mutluluğu için eğitim en iyi çözüm yoludur. İnsanlığın var olduğu günden bu yana eğitim, insanları meşgul eden en önemli konu olmuştur. Olmaya da devam edeceği açıktır.
Anneler ve babalar, çocuklarına büyük mallar ve paralar yerine eğitim verirlerse çok daha isabetli olacağı tecrübelerle görülmüştür. Birçok aile bu mallarını ve paralarını iyi eğitim almamış evlatlarına bıraktıklarında, malların ve paraların bir zaman sonra eriyip kaybolduğunu görmüşlerdir. Onun için atalarımız; “akılsız evlat neylesin malı, akıllı evlat neylesin malı” diyerek eğitimin önemine vurgu yapılmıştır. Öyle ya! Eğitimsiz ve akılsız evlat malı neylesin. O, çekip çevirmesini bilemez. Eğitimli ve akıllı evlat malı neylesin. O, bilgisiyle malı zaten kazanır.
Biraz da eğitimin ne olduğu konusuna gelelim.
Modern anlayışa göre eğitim, doğruların öğretilmesi ve doğruların yakalanmasıdır. Başarılı insanlar elde ettiği olanakları ve başarıları almış olduğu eğitime borçludur. Eğitim yoluyla insanın sahip olacağı meslek çok kere kişiyi ruhsal açıdan doyurur ve maddi olarak da rahatlatır. Bu durumun sağlayacağı olanaklar kişinin yaşamdan daha fazla zevk almasını mümkün kılar.
İyi bir eğitim, yaşam standardını yükseltir. İlk, orta ve yüksek öğretim insan yaşamında rastlayacağı çeşitli olaylar arasındaki gerçekleri, bağlantıları ve ilkeleri görmek ve anlamak becerisini kazandırır. İyi bir eğitim aynı zamanda, kişide yeni ilgi alanlarının gelişmesine yardım ederek yaşamı daha zevkli ve ilginç kılar. Eğitim, insanın bilerek düşünce üretimine ve yaratıcılığa yönelmesine olanak sağlar. İnsanın kafasındaki kalıpları kırmasına ve dünyayı daha hoşgörülü ve geniş açıdan bakmasına olanak verir.
Eğitim olmaksızın, insan bildikleriyle sınırlı kalır. Dünyanın zenginliğini ve çeşitliliğini kendi kafasındaki kalıplara oturtmak için çaba harcar. Bu yüzeyselliği aşmak, ancak eğitimle ve okumakla, okuduğunu özümlemekle mümkündür. Eğitim, yaşamın inceliklerini ve farklılığını görmeyi sağlar. Yaşamın zevki ise; çeşitliliğindedir. Ayrıca öğrenim görmenin ve iyi bir eğitim almanın önemli avantajlarından biri de, kişiyi farklı ilgilere, becerilere, görüş ve inançlara sahip insanlarla bir araya gelme olanağı sağlamasıdır. Böylece insanın kendi ufkunu genişletmesi, yeni yorumlar, analizler ve sentezler yapmasını sağlar.
Eğitim boyunca farklı insanlarla bir araya gelmek, farklı insanlarla diyaloga geçmek ve dostluklar kurmak; kişiye aynı zamanda dünyanın sonsuz çeşitliliğini algılama fırsatı verir. Eğitim yoluyla insan, bireysel farklılıkları anlamayı ve bundan yeni sentezler yaparak yaşamın tadına varmayı öğrenir.
Eğitim döneminde olan gençlerin hayatlarının bütününü gerçekten anlamlı yaşayabilmeleri için; öğrenmenin, bilgilenmenin ve bunların sonucu ulaşılacak olan bilgi donanımının yaşamında ne iş yaparsa yapsın, onu sevmesini ve ondan zevk almasını sağlayacak olan esas faktör olduğuna inanmaları gerekir.
Düşünme ufkunu genişletmek için; iyi bir eğitim almak, çok okumak ve daha çok bilmek bugüne kadar keşfedilmiş tek yoldur. Topluma katkıda bulunabilmek için bireyin kendisinin olgunlaşması gerekir.
Eğitimsiz toplumlarda insan ancak canını vererek topluma katkıda bulunabilir. Oysa artık günümüzde canını vererek değil, bilgisini ve emeğini vererek topluma katkıda bulunacak gençlere ve insanlara ihtiyaç vardır. Bu, ancak ve ancak iyi bir eğitim almakla mümkündür.
Eğitim konulu makalemi, “Eğitimde İki Olgu” adlı şiirimle tamamlıyorum.
EĞİTİMDE İKİ OLGU
Eğitimde iki olgu
Biri akıl biri fikir
Cehaleti eder kurgu
Biri akıl biri fikir
Bilim yolu kalmaz naçar
Her bir bilgi ışık saçar
Karanlık yolları açar
Biri akıl biri fikir
Gülüm Ana sarsın şalım
Ay yıldızlı benim alım
Oğlum kızım ömür dalım
Biri akıl biri fikir
Kars’ın Merkez Dikme Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu ve liseyi; Kars Cilavuz İlköğretmen okulunda okudu. Öğretmen okulundaki başarısından dolayı, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’na seçildi. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nden kimya öğretmeni olarak mezun oldu. Öğreniminin devamında, Ankara Üniversitesi Kimya Yüksek Mühendisliği Bölümünü bitirdi, ancak öğretmenlik mesleğini tercih etti. İlerleyen yıllarda Anadolu Üniversitesi Adalet Yüksek Okulunu da bitirdi.
Ankara/Hasanoğlan Öğretmen Okulu, Ankara/Mustafa Kemal Lisesi ve Ankara /Ayrancı Lisesi’nde kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra, emekli oldu.
Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra yazarlık vasfını da kullanan Songül Dündar; öykü, roman ve araştırma türünden kitaplar yazıp yayımlamıştır.
Ayrıca “Gülüm Ana” mahlasıyla şiir yazıyor, bağlama çalıyor. Âşık Selahattin Dündar tarafından bestelenen şiirlerini sazının eşliğinde seslendiriyor. Âşık Dündar aynı zaman da saz hocasıdır.
Romanlarındaki akış yoğunluğu, “Halk Kültürü” ile bezenmiştir. “Damladan Deryaya” adlı Araştırma ve İnceleme kitabı Âşıklık Geleneğindeki “Atışma Geleneğine” çok önemli bir hizmet olarak seçkin yerini almıştır.
Öykü kitabındaki öykülerin tümü didaktik (öğretici) nitelik taşıyan, yaşanmış öykülerdir.
Songül Dündar, “Kültür Çağlayanı” dergisinin ve “Aşıkça” dergisinin yazı kurulundadır. Birharf Nesir Yarışmasının jüri üyeliğinde bulmuştur.
Araştırmacı, öykü, roman yazarlığının yanı sıra Kars Ölçek Gazetesi, Serhat Birikim Gazetesi ve birçok internet sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Bunlardan bazıları;
www.hurturkhaber.com.tr, www.usid.org.tr, www.songuldundar.com, songuldundar.wordpress.com, www.focahaber ve birçok internet sitesinde makaleleri yayımlandı ve yayımlanmaya devam etmektedir. Yayımlanan makale sayısı 400’ün üzerindedir.
Songül Dündar’ın makalelerinin,şiirlerinin yayımlandığı dergilerden bazıları;
Kültür Çağlayanı Dergisi, Âşıkça Dergisi, Kültür Nehri Dergisi, Azerbaycan’ın Sesi Dergisi, İLESAM Dergisi, Yeniden İMECE Dergisi, MEYAD BÜLTENİ ve İMBİK Dergisi, Uluslararası yayın yapan Anadolu.Life dergisi,
Songül Dündar’ın edebî yazılarına, şiirlerine birçok ansiklopedilerde ve antolojilerde yer verilmiştir. En kapsamlı olanları, “Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi” ve “İLESAM” Ansiklopedisidir. Azerbaycan’da yayımlanan, “Türk Şeirinde Eşq” ansiklopedisinde “Aşk Benliğimdir” şiiri Azerbaycan Türkçesiyle yer almıştır.
Ozanlar/Âşıklar Antolojisi ve 2020 Halk Şairler Antolojisi’nde bazı şiirlerim yer almıştır.
“Türk Uşaq Edebiyyatı” Antolojisinde “Küçük Prens” adlı masalı Azerbaycan Türkçesi’ne “Balaca Şahzade” adıyla, çevrilmiştir.
“Vatan Konulu Şiirler Antolojisi”nde “Vatan” adlı şiiri Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı. Ayrıca İLESAM Ansiklopedisinde “Vatan” şiiri, Yol Dergisinde “Vatan” ve “Ankara” adlı şiirleri yayımlandı.
Çeşitli konularda akademik konferanslar vermiştir. Çok sayıda TV ve radyo programlarına katılmıştır.
“Uşak Üniversitesi, TÜRKSOY, OZAN-DER ve İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği)”n de; 2017 Molla Penah Vagif Yılı nedeniyle, Bilimsel konuşmaları, Can Dostlar Cem Evi Kültür Derneği’nde “24 Kasım Öğretmenler Günü” konulu konuşması, Pirsultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesinde “Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkı” ve “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” konulu konuşmaları yer almıştır. 2021 yılı Ocak ayında Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) düzenlediği Türk Dünyası’nın Öncüleri:20 “Âşık Şenlik” konusuna konuşmacı olarak katıldı. Pandemi nedeniyle bu tür çevrimiçi etkinliklerim ve çalışmaları devam etmektedir.
Songül Dündar, sosyal yönden de etkin bir yazardır. Görev aldığı Sosyal Toplum Kuruluşları şöyledir: “Ankara Azerbaycan Evi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi”, İLESAM “İlim ve Edebiyat Eserleri Sahibi Meslek Birliği Radyo- TV ve Yayın Kurulu Üyesi”, MESAM (Müzik Eserleri Sahipleri Meslek Birliği) üyesi, Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu(HAKAK) üyesi ve “Dünya Söz Akademisi Derneği” (DÜSAD) üyesi, “KAI Serhatlılar Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve USİD (Uluslararası Sanat ve İlim Derneği) üyesidir.
Yazar; evli ve iki çocuk annesi olup, kitaplarının danışmanlığını yapan eşi; Halk Ozanı Selahattin Dündar, kendisi gibi öğretmendir.
Yazar, Türk Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu ( HAKAK) tarafından 2016 yılı “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü”ne layık görülerek “Plaket” ve “Onur Belgesi” ile ödüllendirilmiştir.
“Dünya Âşıklar Şairler Yazarlar Derneği” tarafından, “Atışma Geleneğine Hizmet Ödülü” adı altında bir “Plaket” ve “Onur Belgesi” ile ödüllendirilmiştir.
“Şoför Aga” Öykü kitabını, yayımlandığı yıl, TRT tarafından haftanın kitabı seçilmiştir.
- “ŞOFÖR AGA” Öykü,
- “SAVAŞLARIN KADINI” Roman
- “CEZO GARDAŞ” Roman
- “DAMLADAN DERYAYA” Dündar Meclisinde Atışmalar/Araştırma, Derleme, İnceleme
- “HİNGİLLEME” Terekeme/Fıkra ve Gülmeceleri
- “BİZİM ELLER/ Âşık Selahattin Dündar Şiirleri
- “YARALARIM/Öğretmenin Gözyaşları”Roman
Yazar, kitaplarının tamamında Halk Kültürü Araştırmalarına ve Halk Kültürüne ağırlıklı olarak yer vermiştir. Eserleri toplumsal içeriklidir.
Örneğin: “Şoför Aga” adlı öykü kitabı, “Savaşların Kadını” adlı romanı ve “Cezo Gardaş” adlı romanı, “Yaralarım/Öğretmenin Gözyaşları” adlı romanı konu ve içerik olarak gerçek yaşamdan, yaşanmışlıklardan oluşmaktadır.
“Damladan Deryaya/Dündar Meclisinde Âşık Atışmaları”, “Hingilleme/Terekeme Fıkra ve Gülmeceleri” ve “Bizim Eller/ Âşık Selahattin Dündar Şiirleri” araştırma kitaplarıdır.












